Bu yazıda size Budapeşte’de Erasmus öğrencisi olarak geçirdiğim 5 ay ve gitmeden önceki hazırlık süreci hakkında bilgi vereceğim. Umarım yararlı olur çünkü ben gitmeden önce bazı sorularıma yanıt bulamadığım için kaygılıydım. Sizlerin bu süreci yaşamamanız amacıyla her türlü konuda bilgi vermeye çalışacağım. Başka bir sorunuz olursa yazının sonunda verdiğim e-mail hesabından bana ulaşabilirsiniz. Keyifli okumalar.

NEDEN BUDAPEŞTE?

Budapeşte, bir Türk öğrencisi için gidilebilecek en uygun yerlerden biri. Çünkü Euro yerine kendi para birimi olan Macar Forint’ini (HUF) kullandığı için diğer Avrupa ülkelerine nazaran çok daha ucuz. Ayrıca Sovyetler Birliği’nden ayrıldıktan sonra ekonomisini canlandırmak için yabancı turistlere kapılarını sonuna kadar açmış durumda. Birçok insan geçimini uluslararası öğrencilerden sağlıyor diyebiliriz. Ayrıca konumu itibariyle Macaristan, Orta Avrupa’da yer aldığından herhangi bir ülkeye uçmak oldukça kısa, rahat ve ucuz. Aylık ortalama giderler de Batı Avrupa ülkelerine göre daha düşük. Bu yüzden Macaristan-Budapeşte iyi bir Erasmus seçeneği diye düşündüm.

Ancak bundan önce aklımda sadece Barcelona’ya 2 dönemlik Erasmus’a gitmek vardı. Ailemle çıkardığım aylık gider bütçesi ve orada verilen derslerin Katalanca olması beni Barcelona seçeneğinden uzaklaştırdı. Daha sonrasında okulum ve benim bölümümün anlaşmalı olduğu diğer şehirlere ve üniversitelere bakmaya başladım. Erasmus yapmadan önceki bir yaz tatilinde gittiğim Budapeşte benim için iyi bir seçenekti. Budapeşte’ye resmen âşık olmuştum. Gecesi gündüzü ayrı güzel olan romantik bir Orta Avrupa şehri. Tuna nehrinin verdiği olanaklarını sonuna kadar efektif bir şekilde kullanan Budapeşte, Sovyet etkisini atlatmış görünüyordu. O halde macera başlasın!

ERASMUS’A BAŞVURU AŞAMASI

Aslında en büyük dert Erasmus’a gitmeden öncesi ve gittikten sonraki ilk 15 gün. Çünkü inanılmaz bürokrasi ve kâğıt savaşına giriyorsun. İlk önce işe okulumdaki uluslararası ilişkiler ofisine başvuru yaparak başladım. Erasmus’a gitmeye hak kazananlar açıklandığında kendi ismimi hibeli gidenler arasında gördüğüm için acayip mutluydum. Hibe olmasaydı muhtemelen, hatta kesinlikle gidemeyecektim. Ulusal Ajans’ın Macaristan’a Erasmus Değişim Programıyla giden öğrenciler için ayırdığı aylık hibe miktarı 2016 bahar dönemi için 300 Euro’ydu. Bakınız hibe diyorum geri ödemesi yok. Adamlar resmen git Avrupa’da eğlen diye pardon oku diye aylık 300 Euro veriyorlardı.

Kazandıktan sonra iş, belgeleri toplamaya geldi. İlk başvuru aşamasında öncelikli yapmanız gereken eşlemek istediğiniz dersleri seçmek. (Okuldan okula bürokrasi aşamaları değişebiliyor.) eşlemek istediğiniz dersleri kendi okulunuzun ve gideceğiniz okulun web sayfalarında ilgili yerlerde bulabilirsiniz. Eğer karşı okulun gideceğiniz dönemdeki dersleri henüz yayınlanmadıysa mutlaka ama mutlaka karşı okulun ilgili kişisine mail atın. Çünkü mailleri biraz geciktirebiliyorlar. Israrcı olup işin suyunu çıkarın ancak öyle cevap veriyorlar. Eşlemek istediğiniz dersleri seçtikten sonra yapmanız gereken bir “ders eşlenik tablosu” oluşturmak. Burada dikkat edilmesi gereken husus aldığınız derslerin kredisi, karşı okuldaki eşlediğiniz derslerin kredisinden maksimum 3 kredi daha az ya da fazla olabilir. Örnek vermek gerekirse, kendi okulunuzdaki derslerin kredileri toplamı 28, karşı okuldaki derslerin kredi toplamı en fazla 31 olabilir. Ayrıca açılan derslerin Master (MA) ya da lisans (BA) dersi olup olmadığına dikkat edin. Gittiğinizde o eşlediğiniz MA derslerinin size açılmadığı şokunu yaşayıp ağzınız açık şekilde “yandık” diyebilirsiniz. Ama onun da bir çözümü var ona sonra değineceğim.

Evet, ilk olarak Learning Agreement adlı bir belgeyi dolduruyorsunuz. Daha sonra bu doldurduğunuz belgeyi önce Erasmus bölüm koordinatörüne götürüp imzalatıyor ve sonra uluslararası ilişkiler ofisinde damgalatıyorsunuz. Bu işlemleri tamamladıktan sonra belgeyi, tarayıp karşı okulun online kayıt sistemine yüklüyorsunuz. Benim karşı okulumun kabul mektubunu göndermek için istediği belgeler,

  • Pasaportumun fotoğraflı sayfasının fotokopisi,
  • Vize onayının fotokopisi,
  • Geniş kapsamlı yurtdışı sağlık sigortasının bir kopyası,
  • İngilizce bildiğime dair bir resmi belge,
  • Learning Agreement belgesinin taratılmış kopyası idi.

Burada dikkat edilmesi gereken şey gönderilen Learning Agreement belgesinin karşı okuldan da damgalanmış bir şekilde tekrar alınması ve okulunuzdaki ilgili birime teslim edilmesi. Bundan sonra artık karşı okuldan kabul mektubunu beklemeye geçiyorsunuz. Benim gittiğim okul bu mektubu yaklaşık 20 günde attı. Kabul mektubu geldikten sonra konsolosluk işlemlerine başlamak için herhangi bir engel kalmıyor. Eğer hibe kazandıysanız okulunuz, sizden hibeyi yatırmak için Euro hesabı açmanızı istiyor. Benim tavsiyem Yapı Kredi Bankası olması. Çünkü Yapı Kredi, Unicredit ile anlaşmalı bir banka. Unicredit, Avrupa’nın dört bir yanında bulunan en büyük bankalarından biri. Eee yani? Yanisi Türkiye’den gönderilen parayı Macaristan’da komisyon kesmeden çekebiliyorsunuz. Ancak tabi yine bir kur farkından dolayı kayıp oluyor.

Hesabı açtıktan sonra okulunuzun ilgili birimine üstünde Euro hesap numaranızın yazılı olduğu bir dilekçeyi verip hibenin yatırılmasını talep ediyorsunuz. Bu talepten sonra yaklaşık olarak 25 gün içerisinde belki de daha erken hibeniz hesabınıza yatırılıyor.

Bir de tabi şöyle bir bilgi vereyim bu alacağınız toplam hibenin %70’i gitmeden önce, %30’u ise Türkiye’ye döndükten sonra teslim ediliyor. Niye böyle bir sistem var ben de bilmiyorum. Galiba iltica etmeyelim diye 😀

MALİYET HESAPLAMA

14440852_706185996199746_3361898818517953575_n

Doğru bir tespit. Paranızı idareli harcamayı zorla öğreneceksiniz.

En önemli mevzulardan biri. Para. Ulusal Ajans’tan hibe almam kesinleşince aylık cebimde 300 Euro olacağını biliyordum ancak ev araştırmaya başlayınca bu paranın neredeyse sadece ev kirasına gideceğini gördüm ve maliyet hesaplamasına giriştim. Aldığım KYK kredisini de ekleyince elimde 420 Euro para oluyordu. Ailemden de 80 Euro alınca aylık 500 Euro harçlığım vardı. 500 Euro ile ne kralsın ne de soytarı. Ev kiramı bu paradan çıkarınca elimde kalan miktar olan 265 Euro ile gayet güzel bir şekilde yaşadım. Çünkü et ve alkol ucuz 😀

Aylık öğrenci ulaşımıysa Türkiye’dekine göre inanılmaz derecede ucuz. Aylık öğrenci bileti 3450 forint. 1 TL’nin yaklaşık olarak 95 forinte denk geldiğini söyleyecek olursak 40 TL gibi bir ücrete aylık sınırsız ulaşım hakkına sahipsiniz. Budapeşte’deki ortalama yaşam giderlerini görmek istiyorsanız numbeo.com’a girip Budapeşte hakkında güncel yaşam giderlerine bakabilirsiniz.

Tabi Budapeşteye gittikten sonra mobil internet sıkıntısı yaşayacaksınız. Bunun için Budapeşte Vodafone’un max L tarifesiyle 1 GB internet ve aynı tarifeye sahip insanlarla 60 dk. konuşma ya da 100 SMS’e sahipsiniz ama hat almak için acele etmemenizi öneririm. Ben erkenden alıp 4000 forint verdim. Okulun ilk tanışma gününde, ESN grubunun kampanyasıyla hem bu tarifeye sahip olabiliyorsunuz hem de ESN karta. ESN card, ESN topluluklarının düzenlediği etkinliklerde ve bazı mağazalarda size indirim sağlıyor. Bu kampanya da aynı şekilde 4000 forintti. 1 GB bana yetecek mi diyorsanız, bana yetti. Çünkü dışarda oturduğunuz her mekânda internet var hatta sokakların, parkların çoğunda da wifi mevcut. Sebze meyve biraz pahalı olmasına rağmen et ürünleri Türkiye fiyatlarına oranla çok çok daha ucuz.

TAMAM, MI DEVAM MI?

6a00d83445441b53ef017d425b1d64970c-800wiArtık Erasmus’a gideceğiniz kesinleşti, maliyet hesabını yaptınız, dersleri eşlediniz ve bir boşluktasınız. Acaba gitsem mi gitmesem mi kaygısı başlıyor. Muhtemelen ilk defa tek başınıza farklı bir ülkede yaşamaya gideceksiniz ve aklınıza gelen olası zorluklar sizi endişelendiriyor. Gidin! Ben bu kaygıları yaşarken ciddi anlamda gitmemeyi düşündüm. Özellikle annem olmak üzere ailem gitmem konusunda beni cesaretlendirdi. Gitmeye karar verdim. Türkiye’ye döneceğim gün Budapeşte’de ben dönmek istemiyorum diye gece 4 sularında Budapeşte sokaklarında yürürken ağlıyordum. Çok güzel bir deneyim olacak mutlaka gidin!

UÇAK BİLETİ VE BAGAJ SAVAŞLARI

img-20160624-wa0026

Küçük gözüktüğüne bakmayın yaklaşık 35 kg bagaj var. -Budapeşte Dönüşü-

Budapeşte’ye gideceğiniz gün her gün biraz daha yaklaşıyor ve havayolu şirketlerinin sayfalarındaki fiyatlar da her gün artıyor. O yüzden artık bileti almanın vakti geldi. Ben uçak biletimi gitmeme 1.5 ay kala aldım. İzmir-İstanbul, İstanbul-Budapeşte uçaklarının toplam fiyatı 170 TL’ydi. Tabi direkt İstanbul’dan gidecek arkadaşlarınki daha ucuz olacaktır. Ben Pegasus ile gittim ancak THY’nin Turna öğrenci sistemi, Erasmus öğrencilerine %20 indirim ve 30 kilo bagaj hakkı tanıyordu. Tek istenen şey Erasmus’a gideceğinize dair belge. Ancak internetten değil, THY acentalarından almanız gerekiyor. Bu da indirdiklerinden kat ve katını bindiriyordu. Fakat tek güzel yanı 30+10 kg bagaj vermesi. Benim Pegasus’tan aldığım bilet 20+8 kg idi. Tabiki de ben bu sınırı aştım. Bilet sırasına girerken bir el bagajımı ailemde bırakarak onun için de kabin etiketi aldım ve kendim takarak uçağa doğru koyuldum. Ancak büyük bagajım evdeki tartıda 20’kg ın biraz altında çıkmasına rağmen, havaalanında kullanılan hassas tartılarda 21 kg çıktı ve ekstradan 25 TL ücret ödemek zorunda kaldım. Yani bagaj önemli arkadaşlar. Bu bagaj aşımını engellemek için bahar döneminde gidiyorsanız -ki ben öyle gittim- kazaklara ve kalın kıyafetlerinize çok fazla yer vermeyin. Çünkü giymiyorsunuz. Ben evde ne var ne yok götürdüm. %25 ini ütüsü bozulmadan geri getirdim. Pişmanım.

Ama diyorsanızki ben bunu da bunu şunu da giyerim, siz bilirsiniz. Ben de öyle demiştim. Götürecek eşyanız çoksa benim gibi çakallıklarla uğraşmayın çünkü bazen uçağa girerken de hostesler gözle süzerek “gelin bir çantayı tartalım” diyerek size ekstra para ödetebilirler. Ben şanslıydım.

Bagajda unutmamanız gereken en önemli şeylerden biri de ilaç. Hangi ilaçların gerekliliği için siz uğraşmayın, anneniz bilir. Dilini bilmediğiniz bir ülkeye gidiyorsunuz ve hastalanabilirsiniz, böylesi bir durumda yanınızda getirdiğiniz ilaçları kullanmak, eczaneye gidip İngilizce bilmeyen bir Macarla tarzanca konuşmaktan etkili olacaktır. Tavsiyem mide ilacı mutlaka alın. Hayatımda midemden hiç sorun yaşamamama rağmen orada ilk zamanlarda mide ağrısı yaşadım. Ev arkadaşım da bunu yaşadı. Muhtemelen oranın yiyeceklerine midenin alışık olmamasından dolayı.

KONSOLOSLUK AŞAMASI – VİZE İŞLEMLERİ

Tamaaaam! Kabul mektubu geldi. Şimdi sırada vize işlemleri var. Almanız gereken vize, eğitim amaçlı D tipi tek girişlik vize. Bu vize, siz Macaristan’a gittiğinizde, ilk 30 gün içinde oturma izninizi alana kadar geçireceğiniz süre için verilen bir vize. Yani bu vizeyle Macaristan’a girdikten sonra oturma izninizi almadan herhangi bir ülkeye çıkış yaparsanız bütün vize başvuru prosedürünü yeniden başlatmanız gerekiyor. 30 gün içinde Macaristan’da, oturma iznini aldın aldın, almadın yandın yani baba. Ben popom tutuşa tutuşa 29.günde bu işlemi yaptım. Çünkü insan daha zaman var yeaa diyor.  Bu Mert, Mert gibi olmayın.

Ankara ve İstanbul dışında oturanlar için ayrı bir zorluk var çünkü Macaristan Büyükelçiliği Ankara’da, Konsolosluğu ise İstanbul’da bulunuyor.  Ancak Macaristan Büyükelçiliği ile anlaşmalı olan bazı acenteler sizin adınıza oraya gitmeden bütün işlemlerinizi hallediyor ve adresinize pasaportunuzu kargoluyor. Bu neden önemli? Çünkü başvuru için gidiş tarihiniz belli olsa da vizenin çıktığı tarih belli olmayacağı için alacağınız uçak biletleri pahalıya mal olabilir ve elden almanız gerektiği için iki kere git gel yapmanız gerekecek. Ben başvuru için İzmir’den Ankara’ya gittim ancak vize işlemleri tamamlandığında adıma kargolanması için anlaşmalı acenteyle anlaştım ve 50 TL gibi bir ücretle pasaport kapıma geldi.

Büyükelçilik sitesinde yazan uyarıya göre vize işlemlerine, gidişinize en az 30 gün kala başlanmalı. Çünkü kırmızı pasaportlarda bazen gecikme yaşanabiliyor.  Bu olay da şöyle; bir arkadaşım Ankara Büyükelçiliği’ne başvurdu, tam olarak 30 günde geldi. Bir diğer arkadaşım İstanbul Konsolosluğu’na başvurdu ve onunki 15 gün içerisinde çıktı. Ben Ankara Büyükelçiliği’ne başvurdum. Vizem 10 günde çıktı ancak ben yeşil pasaportluyum. Vize başvurusu için gerekli belgeler;

  • Tam ve doğru doldurulmuş oturma izni talep formu
  • 2 adet, 3,5×4,5 cm ölçülerinde biyometrik fotoğraf
  • Talep edilen oturma izni süresinden sonra en az 3 ay geçerli Pasaport
  • Macaristan’daki gideceğiniz okuldan gelen kabul mektubu
  • Hibe ile gidiyorsanız, alacağınız aylık hibe miktarını belirten resmi belge
  • Macaristan’da kalacağınız yeri gösteren ikametgâh adresi ( 5 günlük otel rezervasyonu geçerli)
  • Talep edilen oturma sürecini kapsayan en az 30.000 Euro teminatlı sağlık sigortası

Şayet Erasmus hibesi almıyorsanız Macaristan’da kaldığınız süre içinde hayatınızı idame ettirebilecek kadar paranızın olduğunu kanıtlar banka hesabınızın son 3 aylık dökümü.

Bu belgeleri hazırladıktan sonra elden başvuru yapacaksınız. Büyükelçiliğin sitesinden online randevu alıyorsunuz. Ankara’da yapacaklar için online randevu sırasında seçmeleri gereken başvuru tipi  “Residence Permit (except family reunion and work)” İstanbul için “Tartózkodási engedély iránti kérelem (Applications for Residence Permit). Daha detaylı açıklamalar konsolosluk sitesinde var. Oraya da bakmanızı öneririm.

EV VE EV ARKADAŞI ARAMA SORUNSALI

Önemli bir dönemeç olan vize işlemlerini başarıyla atlattık. Şimdi sırada Budapeşte’de kalacağımız evi ve paylaşacağımız kişileri bulmak var. Ev aramak için Facebook’ta onlarca sayfa bulabilirsiniz ben bunların linkini bu yazının altına madde madde koyacağım. Ayrıca bu iş için web siteleri de mevcut. Örnek vermek gerekirse;

  • ingatlan.hu
  • apartmentsofbudapest.com
  • alberlet.hu
  • srs-budapest.hu
  • erasmusu.com

Ben kaldığım evi erasmusu.com’da şans eseri buldum. İzmir’deyken annem ve ben Ekim ayından itibaren harıl harıl internetten ev aradık. Ev çok, ama para yok. Bu verdiğim sitelerdeki evlerin çoğu pahalı. Bence hiç bakmayın bile ama ben yine yazayım.

Erasmusu.com’a ise ayrı bir parantez açmak istiyorum. O sitede gayet uygun evler bulmak mümkün. Ayrıca “bana Budapeşte’de yeni ev ilanı olursa e-mail ile haber ver” seçeneğini tıklarsanız size alabildiğince evi e-mail olarak her gün yolluyorlar. Ek olarak Facebook üzerindeki sayfalara da ev arıyorum ya da ev arkadaşı arıyorum gibi ilanlar vermeniz, ev ve arkadaş bulmanız için kolay bir yol. Emin olun çok fazla insan geri dönüş yapacak. Denedim biliyorum.

Ama size tavsiyem gitmeden, görmeden evi tutmamanız. Çünkü evler bazen fotoğraflarda gözüktüğü gibi olmuyor, bunun yanı sıra ev sahipleri sizden depozito talep ediyorlar ama parayı aldıklarına dair resmi bir belge elinizde bulunmuyor. Böyle sıkıntılar yaşamamanız için evi Budapeşte’ye gittikten sonra bulmanızı tavsiye ederim. Ben öyle yaptım. Nerede kalacağım diye telaş etmeyin onu da anlatacağım. Sakin ol ve okumaya devam et.

asda

Yok diyorsun ki ben gitmeden bulayım hooop evime yerleşeyim tamam olur. O zaman 5. veya 6.bölgeleri kalman için öneririm. Şimdi diyeceksin ki bölge (Kerület) ne? Bölgeleri semtler gibi düşünün 5.ve 6.bölge bir Nişantaşı ise 7. ve 8.bölgeler Macar arkadaşların ve konuştuğum kişilere göre “burası Bağcılar welcome to cehennem.” Abartıyorum tabii. Fakat nispeten daha güvensiz bölgeler.

Bir de dikkat etmeniz gereken husus eviniz okula mı yakın olsun yoksa eğlenceye mi? Annemin yoğun ısrarları okuluma yakın olmasıydı ancak okulum biraz şehir dışında kalıyordu. Ben direte direte 5 ve 6. Bölgelerde ev tutmaya ikna ettim ama tabi bu bölgelerdeki ev kiraları da dış bölgelere göre daha yüksek. Benim oturduğum apartmanda genellikle bizim gibi yabancı öğrenciler oturuyordu. Şehir merkezinin dışında kalan bölgelerde ev tutarsanız gece eve dönmeniz uzun sürebilir çünkü ulaşım zaman geç oldukça seyrekleşiyor ancak merkezde bir yerde kalırsanız evinize yürüyerek her yerden gidebilirsiniz. Ben şahsen yürüdüğüm için 4 kilo verdim. Sokaklar güvenli olduğu için herhangi bir sorun yaşamadım.

Ev tutarken dikkat etmeniz gereken şeylerden bahsedecek olursak; tutuğunuz eve ilk adım attığınızda, yanınızda ev sahibiyle birlikte, evin her yerini ama özellikle sorunlu (kırık-yıkık-bozuk-eksik) alanlarını fotoğraflamanız. Böylece ilk girişte verdiğiniz depozitodan evi boşaltırken keyfi şekilde para kesilmemesini sağlamış olursunuz. Doğalgaz, elektrik, su ve internet ücretleri biraz fazla gelebilir o yüzden evi tutmadan önce her şey dâhil şekilde kiralamak için pazarlık yapın. Emin olunki gördüğünüz fiyatlardan mutlaka ineceklerdir.

20160216_170420

Yaşadığım apartman.

Bir pazarlık hikâyemi anlatayım. Bir Facebook sayfasında denk geldiğim odanın her şey dâhil fiyatı 220 Euro’ydu. Biraz indirim yapmasını yapmayacaksa 235 Euro’ya başka bir evi kiralayacağımı söyledim. En son 200 olur dedi. Olmaz öğrenciyim dediğimde en son bu dedi. Blöf yaptığımı zannederek konuşmayı sonlandırdı. Sonraki gün ise kendi yazarak fiyatı 180 Euro’ya çekti. Ben bunu da yüksek bulduğumu belirterek daha da inmesini istedim çünkü oda güzel olmasına rağmen ev çok pis bir haldeydi. Pazarlıkla en son 120 Euro’ya kadar indik ancak ev pek iyi olmadığı için konuşmayı sonlandırdım ve diğer evi tuttum.

Ev arkadaşı muhabbetine gelecek olursak önceden de değim gibi Facebook gruplarına yazarsanız oldukça fazla geri dönüş olacaktır. Ben ev arkadaşımı Facebook’taki sayfalara yazdığım ilan sayesinde buldum. Önemli konu bulacağınız kişinin de sizinle aynı paritede bir ekonomik duruma sahip olması. Çünkü siz 200 Euro’luk bir yere okeyken bulduğunuz kişi 500 Euro’ya kadar çıkabiliyor. Nasıl bir insan olduğu artık şansınıza kalmış, ben şanslıydım . Tabi ben arkadaş istemiyorum diyorsanız bir sürü de stüdyo daire var ama biraz tuzlu.

FACEBOOK ADRESLERİ

ABİ EV YOK! BEN NEREDE KALACAĞIM?

Tabi beni dinlediniz ve internetten görmeden ev kiralamadınız. İyi yaptınız! Henüz Türkiye’deyken hatta gitmenize bir iki ay varken en az bir haftalık hostel rezervasyonu yapın. Zaten bu gerekli bir şey eğer evi internetten tutmak istemiyorsanız konsolosluğa en az 5 günlük bir otel rezervasyonu göstermeniz gerekiyor. Ben bu yolu izledim ve hostelworld.com ve booking.com’daki araştırmalarım sonucunda fiyat performans olarak en iyi hosteli buldum. Unity Hostel Udvar Rom. Çok kral bir hosteldi. Birçok hostelde kaldım. Kaldıklarımın arasında en iyilerinden biriydi. Erken rezervasyon sayesinde gecelik 7 Euro’dan bu hosteli buldum. Kahvaltı da dahiiiiil!

5082Bir hafta boyunca bu 5096hostelde konakladım. Kaldığım oda 8 kişilikti ama her gün sekiz kişi kalmadı. Hatta bir gün sadece 8 kişi oldu. Bir gün de tek başıma yattım.

Ha diyorsun ki o kadar para var pasaport var yanımda o kadar kişiyle aynı odada kalacağım, bunları nasıl saklayacağım diye düşünüyorsun. Basit bir çözümü var. Hacıların hacca giderken değerli eşyalarını koydukları ve boyunlarına astıkları keseden Kemeraltı’ndan alacaksın. Askerlerin aldığından almayın çünkü ona pasaport sığmıyor. Tabi bir de yanınıza bir iki tane küçük boy asma kilit alın çünkü bazı hosteller dolap kilidi için ekstra para talep edebiliyor. Benim bu kaldığım hostelde böyle bir talep olmamıştı, ücretsizdi.

Kaldığım 7 gün boyunca kahvaltı hariç ortak alandan hiç çıkmadım ve sabahtan akşama kadar internetten ev aradım.  Hostelde kalan diğer insanlar sabahları  “görüşürüz” diyerek beni lobideki koltuğumla baş başa bırakıp akşam döndüklerinde aynı koltukta buluyorlardı. Şaşkın bir şekilde “hala ev bulamadın mı” sorularına maruz kalıyordum. 7.günün şafağında e-mailime baktım ve o kutsal e-maili gördüm. Erasmusu.com’dan gelen ilan bildirimiydi. Evi fotoğraflardan inceleyip, görmek istediğimi yazdım. Sonraki gün ise evi görmeye gittim ve çok beğendim ancak o gün ev temiz olmadığı için hemen yerleşme fırsatı bulamadım. Sonraki gün temizlikten sonra yerleştim. 7.gün bulduğum için hostelimi bir gün daha uzattım ve o gece ilk defa keyifle o koltuğa oturup karşı marketten aldığım Macar birasını yudumladım.

BEKLENEN GÜN GELDİ

8 Şubat 2016. Budapeşte’ye yolculuk başlamak üzere. Saat 06.10’da olan uçağım için gece 03.00’te uyanıp son hazırlıkları yaptım. Küçük bir kahvaltı ettikten sonra bavulumu kapatıp havalimanına doğru yola çıktık. İlk önce İzmir-İstanbul uçuşu vardı. Uçağa gitme anı geldiğindeki değişik ruh halini anlatmak mümkün değil. Çünkü bir yanda sana el sallayan ailen bir yanda da senin için muhteşem bir maceraya ilk adım. Artık dönüşü olmayan yoldasın. Kaygılarını heyecanınla bastırıyorsun.

12651220_10153554121954833_6527008128466366011_nYaklaşık 1 saatlik uçuştan sonra İstanbul Sabiha Gökçen Havalimanı’na iniş yaptım. Aktarma için yaklaşık 4 saatlik bir aram vardı, evimde alamadığım uykuyu yanımda iki koca çantayla almaya çalıştım ama tabiki de alamadım. Pasaport kontrolünden geçtikten sonra heyecanın daha da artıyor. Her geçen dakika hayaline yaklaşıyorsun. Uçağa bindim ve iki buçuk saatlik bir uçuştan sonra işte ordayım. Budapeşte. Budapeşte’deki pasaport kontrolünü de geçtikten sonra artık tek başımayım ve elimde kilolarca yükle hostele gittim.

ss

Tek binişlik ulaşım kartları.

Burada öncelikli yapmanız gereken şey ulaşım bileti almak. Havalimanı içinde bilet alabileceğiniz bir ofis bulunmakta ama sadece Forint ile çalışıyorlar. Bu yüzden havalimanında bir miktar para bozdurmanız gerekecek. Çok fazla para bozdurmayın çünkü havalimanındaki döviz büroları kuru çok yüksek tutuyor. Bir binişlik bilet 350 forint yani 3.5 TL.

Budapeşte’ye gitmeden önce Google Maps’ten havalimanından hostelime nasıl gidileceğine baktım ve 3 aktarma yapmam gerektiği için bilet ofisinden 3 bilet aldım. Havalimanından şehir merkezine ulaşım tek bir şekilde sağlanıyor. 200E adlı otobüs. Havalimanı içindeki tabelalarda durağın olduğu yere nasıl gideceğiniz anlatılıyor. Otobüse bindikten sonra gideceğiniz yine tek bir yer var oda metro 3’ün ilk durağı olan Kobanya-Kispest metro istasyonu. Her otobüste elektronik tabelalar olduğu için o istasyona geldiğinizi kolaylıkla anlayabilirsiniz. Zaten otobüsün son durağı olduğu için herkes orada inecek. Otobüsle Kobanya-Kispest metro istasyonuna gitmek yaklaşık olarak 20 dk. sürüyor. Kobanya-Kispest’ten bindiğim metrodan Corvin Negyed durağında inip, oradan da 4-6 tramvayı ile Blaha Lujza Ter durağına gittim. Bu yolculuk 30 dk. sürüyor.

Bilet kontrol sistemi Türkiye’deki gibi turnike sistemiyle değil vicdan sistemiyle kontrol ediliyor. Yani kaçak olarak her türlü ulaşım aracına binebilirsiniz. Ancak zamanı ve durağı belli olmayan şekilde toplu taşıma araçlarına binen bilet kontrolörlerine denk gelirseniz 8000 Forintlik bir ceza ödemek zorundasınız. O yüzden daha ilk günden bunu denemeyin.

Metro ve otobüslerde, durakları anons eden elektronik kadından işittiğiniz kelimeler, aklınızdan hiç çıkmayacak, döndükten sonra dahi arada sırada gülümseyerek tekrarlayacaksınız. Merak ettiyseniz eğer aşağıdaki ses kaydını dinleyebilirsiniz.

Hostele vardığımda taşıdığım yüklerden dolayı kış ayında kan ter içinde kalmıştım.  Resepsiyondaki hanımefendi hoş geldiniz demeden önce su ister misiniz diye sordu. Bundan sonrası ise yukarda anlattığım gibi hostelde ev aramaya koyulmakla geçti.

NOT: Yeşil pasaportlu arkadaşlar için şu an geçerli olan OHAL’den dolayı yeşil pasaportu hangi aile ferdinden geliyorsa çalıştığı ya da emekli olduğu o kurumdan yurt dışına çıkmasına engel yoktur yazısını temin etmesi ve en az 2-3 saat önce havalimanında bulunması gerekiyor. Çünkü yeşil pasaportlu vatandaşlar için ayrı bir kontrol yapılmakta.

MACARİSTAN’DA OTURMA İZNİ BAŞVURUSU

Aldığınız vize itibariyle yukarda da değindiğim gibi Budapeşte’ye geldiğiniz günden itibaren en geç 30 gün içinde oturma iznine başvurmanız gerekiyor. Oturma iznine başvurmak için gerekli olan belgeler;

  1. Certification About Registry (Okulunuz tarafından Macarca hazırlanmış ve ıslak imzalı olmalı)
  2. Pasaport
  3. Pasaporttaki fotoğrafın boyutlarında bir fotoğraf
  4. Sağlık sigortanız
  5. Başvuru Formu (bu formu gideceğiniz ofisten anında temin ediyorsunuz)
  6. Decleration form (bu formu gideceğiniz ofisten anında temin ediyorsunuz)
  7. Sizin ve ev sahibi tarafından imzalanmış kira kontratı
  8. Tulajdoni Lap. Yani oturduğunuz evin tapusu. Bu belgeyi almak için her semtte bulunan tapu müdürlüklerine başvurabilirsiniz. Tavsiyem yanınızda Macarca bilen birinin bulunması. Çünkü veznedekiler İngilizce bilmiyor. Ben mentorumla gitmiştim siz de rica ederseniz sizi kırmayacaklardır. Bu belgeyi almak için yaklaşık olarak 6500 forint ödüyorsunuz. Eğer evde birden fazla kişi kalacaksanız bir tane almanız yeterli. Oturma izni için diğerleri fotokopisiyle de başvurabilirler. Biz öyle yaptık ve kabul edildi.
  9. Adress Registration Card (bu kartı bana okulun ilk günüde vermişlerdi. Eğer size vermezlerse gittiğiniz ofisten bunu temin edebilirsiniz. Önemli olan konu ev sahibinizin de bu kartı imzalaması gerekiyor.) Adress Registration Card üzerinden ilk defa rastlayacağınız bazı terimler olabilir. Bu terimlere açıklık getirmek gerekirse;
  • Number of Travel Document: Pasaport
  • Type of Residence Document: Vizeniz
  • Number of Document: Vizenin üstünde yer alan numara
  • Place of Crossing Border and Date: Schengen bölgesine giriş yaptığınız yer ve tarih

Bu belgeleri topladıktan sonra oturma izni için Office of Immigration and Nationality’ye başvuruyorsunuz. Tapu belgesini aldıktan sonra bir Macar arkadaşımızın bizi götürdüğü ofise gittik ve başvurumuzu yaptık. Türkiye Büyükelçiliği hızlı davranıp bizim bütün bilgilerimizi bu kuruma önceden vermişti. O yüzden hiç beklemeden oturma izni kartını aldık. Adresini tam hatırlamadığım için yanlış yönlendirme olmaması adına başka yerlerden adresi temin edebilirsiniz ya da mentorunuz yardımcı olabilir.

box_residence_permit

Oturma İzni Kartı

ULAŞIM KARTI ALMA

asdaasdasdsa

Öğrenciler için ulaşım kartı önceden de bahsettiğim gibi aylık sınırsız 3450 Forint ve bu kartı almak için yapmanız gereken tek şey bir öğrenci numarasına sahip olmak. Benim gittiğim okulda öğrenci numaram okul açıldıktan yaklaşık bir ay sonra çıktı ve ben ancak o zaman ulaşım kartımı alabildim. Doğru öğrenci numarası girilmiş kartlar almak önemli çünkü bilet kontrolleri olduğunda sizden öğrenci numaranızı isteyip kontrol edebiliyorlar. Sizin de öğrenci numaranızın geç çıkma ihtimaline karşı, havalimanına indiğinizde tam aylık sınırsız ulaşım bileti almak da bir ihtimal dâhilinde olabilir. Tam aylık sınırsız ulaşım kartının fiyatı ise 9500 Forint. Ben ha bugün, ha yarın çıkar diye her gün tek bilet aldım ve bir ay boyunca böyle gidip geldiğim için ulaşım bana pahalıya mal oldu.

OKULA KAYIT

Her okuldaki kayıt bürokrasisi farklı olabildiği için ben sadece benim gittiğim Budapest Metropolitan Üniversitesi’nden bahsedeceğim. İstenen belgeler size okulun online sistemi vasıtasıyla bildirilecek ve sizden o dokümanları indirip doldurmanız istenecek. Kayıt gününde yanınızda bu belgelerin olması yeterli olacaktır. Zaten Budapeşte’ye gitmeden okul sizden ders seçmenizi online sistem üzerinden talep ediyor ve ona göre bu seçtiğiniz derslere sizi yerleştiriyor. Bazen benim yaşadığım gibi bazı sıkıntılar olabilir. Şöyle ki, benim seçtiğim bazı dersler açılmadı ya da MA dersi olduğu için alamadım veya kontenjan dolmuştu. Böyle sorunlara karşı kayıt gününde tekrar bir yetkili yardımıyla ders almanız sağlanıyor. Tabiki bunun doğurduğu sonuçlardan biri de Learning Agreement During the Mobility formunu doldurmanız gerekiyor. Bu formda yapacağınız değişiklikleri çıkardığınız ve yeni eklediğiniz dersleri host okula damgalattıktan sonra taratıp kendi okulunuza göndermeniz gerekiyor. Kendi okulunuzda onaylandıktan sonra imzalı ve damgalı şekilde bir kopyasını host okulunuza tekrar vermelisiniz. Bundan sonra bir sıkıntı kalmıyor. Dikkat edeceğiniz şey yine kredilerinizin toplamı olmalı.

BUDAPEST METROPOLITAN ÜNİVERSİTESİ

Budapest Metropolitan Üniversitesi (MET) 14. Bölge’de Metro 2’nin son istasyonu olan Örs Vezer Tere’ye 5 dakika mesafede bulunan Budapeşte’de ve Macaristan’daki en büyük özel üniversite. Ama öyle büyük deyince aklınıza EGE c4aa71705e540cb572a3f073e920d0a5ya da ODTÜ gibi bir kampüs gelmesin oldukça küçük ama şehir içinde birden fazla yerleşkeye sahip. Güzel sanatlara bağlı okuyacak öğrenciler için olan kampüs Rosza Utca’da ve Rottenbiller Utca’da yer almakta. İletişim öğrencileri ilk söylediğim ana kampüs olan Nagy Lajos Kampüsü’nde eğitim görecekler. Ben de İzmir Ekonomi Üniversitesi Medya İletişim öğrencisi olarak, Nagy Lajos kampüsünde eğitim gördüm.

Okulun hemen yanında IKEA ve Arkad adlı alışveriş merkezi bulunuyor. Bu iki yer hariç başka sosyal alana sahip olmayan kampüsün etrafında ailelerin oturduğu sosyal konutlar mevcut. Yani genel olarak sakin bir çevreye sahip. Dersler uluslararası öğrencilere ve Macarlara ayrı olarak açılıyor. Yani okuyacağınız sınıflarda Macar öğrenci sayısı iki elin parmağını geçmeyecek. Geri kalan öğrenciler ya Erasmus ya da tam zamanlı uluslararası öğrenciler. Dersler uluslararası öğrenciler için pek de zorlayıcı geçmiyor. O yüzden ders konusunu çok da kafanıza takmayın. Bazı dersler de yapacağınız sunumlar final notu yerine dahi geçebiliyor. Final sistemi de oldukça rahat. Her dersten final sınavı için ayrı ayrı üç tarih açılıyor ve siz bu tarihlerden istediğinizde sınav olabiliyorsunuz. Ayrıca sınav tarihi gelmeden bir önceki güne kadar değiştirebiliyorsunuz. Bazı derslerde devam zorunluluğu olmadığı için gitmenize bile gerek kalmıyor. Sadece verilen ödevleri ve sunumları atlamamanız dersi geçmeniz için yeterli olacaktır.

12742404_1300684579958713_4893956943504528427_n

Erasmus öğrencileri için okul açılmadan bir önceki hafta tanışma etkinlikleri başlıyor. Bunlara katılmanız sosyal hayatınızı şekillendirmede yardımcı olacaktır. O gün tanışıp kaynaştığınız kişiler muhtemelen 5 ay boyunca takılacağınız insanlar olacak. Bizim grubumuz 2 Türk,1 Hırvat, 1 Fransız ve 2 İspanyol’dan oluşuyordu. Tabiki diğerleriyle de sürekli sosyal oluyorsunuz ancak kemik bir kadronuz da bulunuyor. Ayrıca Facebook’ta açılacak olan Erasmus bilmem kaçıncı sene öğrencileri grubuna üye olmanız partileri, doğum günlerini ve gezileri takip etmeniz için iyi bir seçenek.

BUDAPEŞTE’DE YAŞAM

Alışveriş

Ev alışverişi yapmak için en uygun yer SPAR (Şıpar diye okunuyor) Bu marketi her yerde görebilirsiniz ve her türlü ürüne de sahipler. Yalnız poşetler ücretli olduğu için yanınızda çanta ya da poşet götürmeyi unutmayın çünkü bir poşet 90 Forint. Marketlerde, Türkiye’deki gibi büyük kapta kiloluk yoğurt aramayın çünkü yok. Sadece bardak yoğurtlar satılıyor. Ayrıca paket peynir kalıpları da oldukça küçük. Bu yüzden mandıra bölümünden istediğiniz kadarını kestirebilirsiniz. Paket şnitzel hariç(hazır köfte vb.) işlenmiş et ürünleri hiçbir markette satılmıyor ama tabiki her türlü et çeşidini bulmak oldukça kolay ve ucuz. Sebzeler biraz pahalı. Salatalık tane ile satılıyor ancak boyları baya uzun(35 cm) ve tanesi yaklaşık olarak 200 Forint(2 TL). Domatesin kilosu ise 600 Forint(6TL). H&M, PULL&BEAR gibi zincir giyim markalarının fiyatları Türkiye’dekiyle aynı ancak orada üretilen tekstil ürünleri biraz pahalı. Ayrıca saç tıraşı da Türkiye’ye göre oldukça pahalı. Saç tıraşı için en düşük ücret 2500 Forint(25 TL). Eğer hediyelik eşya almak istiyorsanız tavsiyem Central Market’e uğramanız.

Eğlence

Budapeşte’de hem gece hem de gündüz hayatı oldukça hareketli. Özellikle bahar döneminde gidecek arkadaşlar bahar geldiğinde Tuna nehri kıyısına açılan prefabrik kafelerde güzel vakit geçirebilir. Ayrıca Alsancak Kordon hayatını seven öğrenciler içinde Deak Ferenc’te yer alan Erzsbet Ter oldukça popüler bir alan. Gece hayatı içinse söylenecek tek şey Budapeşte’deki en kötü mekânın Türkiye’dekinin en iyisine eş olabileceği gerçeği.

Önerebileceğim gece kulüpleri arasında Ötkert, Szimpla Kert, Römkert, Kuplung(pazartesi dolu olan tek gece kulübü) Peaches & Cream, Instant(bana göre çok kötü bir mekân olmasına rağmen millet tapıyor oraya) ve adını hatırlamadığım onlarca mekân daha var. Siz de gidince mutlaka hepsine uğrayacaksınız. Gece kulübünde bir bira 800 ya da 900 Forint (8-9 TL). Bir bardak cin tonik ya da votka 1500 Forint(15 TL). Bu arada Macaristan’a gitmişken onların ünlü içkisi Palinka’yı tatmamak olmaz. Çoğu kişi tadını beğenmezken bence gayet güzel bir tadı var. Palinka hoşunuza gitmezse likör olarak geçen bir Palinka cinsi olan Fütjülös tercih edilebilir.

Gece müzik eşliğinde Tuna Nehri’nde güzel bir tekne gezintisini de öneririm. Çünkü Budapeşte’nin gecesi ışıl ışıl ve büyüleyici gözüküyor. Gece eve yürüyerek dönmekte herhangi bir sıkıntı yaşamayacağınızı düşünüyorum çünkü suç oranı  düşük güvenli bir ülke. Irkçılık adına da herhangi bir şeyle karşılaşmadığımı belirtmek isterim. Tam tersi Türk olduğunuzu öğrenince Macarlar ayrı bir ilgi gösteriyorlar. Macar halkı çok candan ve kibar insanlar. Teşekkür ederim kelimesini(Köszönöm) oldukça sık duyacaksınız. Ayrıca her cadde ve sokakta bir Türk restoranına veya dönercisine rastlamak mümkün. Çünkü Macaristan’da yerleşik Türklerin nüfusu da epey yüksek.

BUDAPEŞTE’DE GEZİLECEK YERLER

  • Gellert Hill
  • Szechenyi Termal Havuzları
  • Gül Baba Türbesi
  • Szent Istvan Katedrali
  • Tuna Kıyısındaki Yahudileri anmak için koyulan ayakkabılar
  • Kahramanlar Meydanı
  • Opera Binası
  • Buda Kalesi
  • Aslanlı Köprü (bir diğer adıyla Zincirli Köprü)
  • Balıkçı Tabyası (Fisherman’s Bastion)
  • Margaret Adası
  • Matthias Kilisesi
  • Macaristan Parlamento Binası
  • Vajdahunyad Kalesi
  • Terör Evi Müzesi
  • Dohany Sinagogu
  • Gellert Hill Mağarası

Bunlar bence başlıca gezilmesi ve görülmesi gereken yerler. Tabiki bunlara Budapeşte’de vakit geçirdikçe yeni yerler de ekleyebilirsiniz. Ayrıca Budapeşte’ye çok yakın olan Szentendre Kasabası’na Batthany Ter’den H5 adlı trenle, doğal güzelliğiyle ünlü Pest şehrinde yer alan Visegrad’a toplu ulaşım araçlarıyla rahatlıkla ulaşabilirsiniz.

BUDAPEŞTE’DEN GİDİLEBİLECEK DİĞER YAKIN ÜLKELER

img-20160331-wa0001

Sırbistan’a trenle seyahat.

  • Sırbistan
  • Ukrayna
  • Avusturya
  • Çekya
  • Hırvatistan
  • Slovenya
  • Romanya
  • Slovakya

Bu saydığım ülkelere tek bir tren ile gitmek mümkün. Ben bu ülkelerin çoğunu Erasmus öncesi gördüğüm için bunların arasından sadece Sırbistan-Belgrad’a gittim. Yaklaşık 8 saatlik bir tren yolculuğunun ardından Belgrad’a varıyorsunuz. Şahsen güzel bir başkent değildi ancak internette şehir ile ilgili güzel yorumlar da oldukça fazla. Ne de olsa güzellik göreceli bir kavramdır. Ayrıca diğer ülkelere de ucuz uçak biletleri bulabilirsiniz. Bunun için bilet sitelerini kontrol etmek yararınıza olacaktır. Polonya ile sınırı olmamasına rağmen Budapeşte’den kalkan otobüslerle Polonya’ya da gitmek mümkün. Bence gidin.

AVRUPA SEYAHATİ

Okul bitti, sınav notlarım süper. E artık uzak ülkelere uçma zamanı geldi. Benim planladığım seyahat rotasında sırasıyla Brüksel, Lizbon, Porto, Barcelona, Sevilla ve Milano vardı. Harita da bakınca biraz gelgitli bir rota olarak gözüküyor ancak bu rota en ucuzuydu. Yaklaşık bir haftadan fazla bir zamanı bu ülke ve şehirlerde gezilecek görülecek yerleri bulmak için harcadım. Çok da güzel oldu.

Hazırladığım seyahat planı 8 günlük ve 7 uçuş içeren bir plandı. 3 gün Lizbon, 2 gün Porto, 2 gün Barcelona, 1 gün Sevilla ve günübirlik Brüksel ve Milano seyahatlerinden oluştu. Bu seyahat bana toplam harçlıklar dâhil 1400 TL’ye mal oldu. Bu ülkeler arasında en beğendiğim şehir Lizbon’du. Mutlaka gitmeyi düşünün.

13320743_10209611823313882_3369851296223700842_o          13415486_10209619872035095_4029211097704185911_o

148105022149293

Porto Havalimanı

Uçuşlarımın 6 tanesi RyanAir 1 tanesi ise WizzAir ile gerçekleşti. Bu iki şirket Avrupa’daki en ucuz havayolu firmaları. Siz de gezerken muhtemelen bu firmalardan bilet alacaksınız. Ucuz olmasına rağmen Pegasus’a eşdeğerdiler. En ucuz biletimi Lizbon-Porto uçuşu için aldım. 9 Euro’ydu. Bu 8 günlük seyahatte 4 gece havalimanlarında 4 gece de hostellerde kaldım. Havalimanlarında kalmak oldukça ilginç bir deneyimdi.

İlk gece hariç diğer geceler alışmışlıktan dolayı gayet rahat bir şekilde uyudum. Eğer sizde uygun maliyetli bir plan çıkarmak istiyorsanız bu yolu deneyebilirsiniz. Çünkü emin olun bunu yapan tek kişi siz olmuyorsunuz. Havalimanında gecesini geçiren birçok insan da size eşlik ediyor. Benim kaldığım havalimanları 2 gece Lizbon, 1 gece Porto ve 1 gece de Barcelona Havalimanı’ydı. Bunların arasında en rahat iki yer Porto ve Lizbon’du. Lizbon havalimanında geceyi orada geçirecekler için ayrıca yatar koltuklar mevcut. Ama bu koltuklara ulaşmak için ya kapıyı geçmiş olmanız ya da Lizbon’a yeni iniş yapmış olmanız gerekiyor. Kapıları geçmezseniz normal koltuklar da geceyi geçirmek zorunda kalıyorsunuz.

Seyahatim boyunca kaldığım hostelleri derecelendirecek olursam şöyle ki;

  • Lizbon’da Music Hall Hostel (5 Yıldız)
  • Porto’da City Drops Hostel (Hiç mi hiç önermiyorum bizi resmen kovdular)
  • Barcelona’da Room 008 Hostel(4 yıldız)
  • Sevilla’da Backpackers’ Utopia (4 yıldız)

Çıktığım bu seyahati sadece sırt çantasıyla yaptığımı söylemeliyim. Çünkü bu belirttiğim havayolu şirketleri bagajdan para kazanıyorlar. Ayrıca bagaj boyutları belirtilen boyutlarda olmalı yoksa acımadan ekstra ücreti talep ediyorlar.

Okulum, sınavlar dâhil 25 Mayıs’ta son buldu. 25 Haziran’da da Türkiye’ye dönüşüm vardı. Bunun dışında geriye kalan günlerimi evim olarak gördüğüm Budapeşte’de geçirmeyi tercih ettim. Çünkü yaz gelince ayrı bir güzel olan şehirdir Budapeşte.

Ben şimdi yüksek lisans için tekrar Budapeşte’ye dönmeyi planlıyorum. Düşünün öyle bir etkisi var insanın üzerinde.

Yazımı Okuduğunuz için teşekkür ederim. Umarım keyifli bir Erasmus dönemi geçirirsiniz. Hayalinizin peşinden gidin ve onu bırakmayın! Budapeşte sizi bırakmayacaktır.

Umarım verdiğim bilgiler yararlı olmuştur. Bunların dışında herhangi bir sorunuz varsa ipekoglumert@hotmail.com adresinden veya sosyal medya üzerinden bana ulaşabilirsiniz.

05.07.2017 EDIT: 2 EYLÜL 2017’DE AYNI ÜNİVERSİTEDE MASTER’A BAŞLIYORUM!

Bu sitenin içeriğinde yer alan yazı ve haberlerin tekrar yayınlanma amacı ile izinsiz olarak ve kaynak belirtilmeden kullanımı kesinlikle yasaktır. Herhangi bir içeriğin tekrar yayınlanması halinde ise mutlaka kaynak olarak Mert İpekoğlu belirtilmeli ve ilgili içeriğin bulunduğu sayfaya aktif bağlantı sağlanmalıdır. Herhangi bir illegal kullanım durumunda yasal işlem başlatılacaktır.

MERT İPEKOĞLU